top of page

BOŞANMA PROTOKOLÜNDEN KAYNAKLANAN ALACAK / TAPU İPTAL TESCİL DAVASI MAKTU HARCA TABİ OLUP, DAVANIN KABULÜ HÂLİNDE MAKTU VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.

  • Yazarın fotoğrafı: Editor
    Editor
  • 14 Tem
  • 3 dakikada okunur

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

Esas No : 2023/7234 Karar No : 2024/3505 Karar Tarihi : 15.05.2024

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2573 E., 2023/1212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Aile Mahkemesi SAYISI: 2022/252 E., 2022/412 K.


ÖZET


Taraflar arasında görülen boşanma davası öncesinde düzenlenen protokol gereğince, davacı tarafça davalıya devredilen taşınmaz payının, boşanmanın anlaşmalı değil çekişmeli sonuçlanması nedeniyle protokolün hükümsüz kalması sonucu iadesi istemiyle açılan tapu iptali ve tescil davasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davanın hukuki niteliği itibarıyla "boşanma protokolünden kaynaklanan alacak davası" olduğunu, bu nedenle maktu harca tabi olması gerektiğini belirlemiştir. Daire ayrıca, harcın türünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi re'sen gözetilmesi gerektiğine, davanın kabulüne karar verildiğinden davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna hükmetmiştir.


I. OLAYIN ÖZETİ


Taraflar, İzmir 12. Aile Mahkemesi'nin 2018/712 Esas sayılı boşanma davası öncesinde anlaşmalı boşanmaya esas olmak üzere bir protokol düzenlemiştir. Bu protokol uyarınca davacı, üzerine kayıtlı bulunan taşınmazın yarı hissesini davalıya devir ve temlik etmeyi kabul etmiş, gerekli tapu işlemleri de gerçekleştirilmiştir. Ancak boşanma davası, protokolde öngörüldüğü şekilde anlaşmalı değil, çekişmeli olarak sonuçlanmıştır.


Davacı vekili, devrin protokole (yani boşanmanın anlaşmalı gerçekleşmesi şartına) dayandığını, bu şart gerçekleşmediğinden devrin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın eski malik (davacı) adına tescilini talep etmiştir.


Davalı vekili ise; boşanmanın davacı kadının protokolden cayması nedeniyle çekişmeliye dönüştüğünü, devrin hataya veya hileye dayanmadığını, taşınmazın davacı tarafından bizzat isteyerek devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.


II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI


İlk Derece Mahkemesi, protokolün mahkemece onaylanıp hüküm fıkrasına geçirilmediğinden bağlayıcı olmadığı, buna rağmen davacının bu harici anlaşma gereği payını devrettiği, ancak boşanmanın TMK m. 166/3 uyarınca (anlaşmalı olarak) gerçekleşmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, işlem temeli ortadan kalkan devrin davalı yönünden haksız iktisap/sebepsiz zenginleşme oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline ve davacı lehine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmetmiştir.


III. İSTİNAF İNCELEMESİ


Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, esasa ilişkin itirazları yerinde görmemekle birlikte, kendiliğinden (re'sen) iki önemli noktayı tespit etmiştir:


  1. Hüküm fıkrasının infazı kabil olmaması: Davanın kabulüne karar verildiği hâlde davacının tescil isteği hakkında açık hüküm kurulmadığı, bunun yerine yalnızca "tapu kaydının iptaline" şeklinde infazda tereddüt yaratacak bir ifade kullanıldığı,


  2. Harç ve vekâlet ücretinin hatalı belirlenmesi: Davanın, niteliği itibarıyla boşanma protokolünden kaynaklanan bir alacak davası olduğu, bu nedenle maktu harca tabi olması gerekirken İlk Derece Mahkemesince nispi harç alınarak yargılamaya devam olunduğu; davanın kabulü nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücreti takdiri ve davalının maktu harçtan sorumlu tutulması gerekirken, nispi vekâlet ücreti ve nispi harca hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu.


Bölge Adliye Mahkemesi bu tespitlere dayanarak, davalı vekili açık bir istinaf itirazında bulunmamış olsa dahi, harcın türünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen gözetilmesi gerektiğini, vekâlet ücreti yönünden ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2021 tarihli, 2021/2535 E. - 2021/7363 K. sayılı içtihadına atıfla, davanın esasına yönelik istinaf itirazının (kabul/ret yönünden) vekâlet ücretini de kapsadığını belirterek, hükmü bu yönlerden düzelterek yeniden kurmuştur.


IV. TEMYİZ İNCELEMESİ VE YARGITAY KARARI


Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ONAMA kararı vermiştir.


V. DEĞERLENDİRME


Bu karar, boşanma protokolüne dayalı olarak açılan tapu iptali-tescil ve alacak davalarında harç ve vekâlet ücretinin hukuki niteliğine ilişkin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımını ortaya koymaktadır:


  • Boşanma protokolü kapsamında açılan açılan tapu iptali-tescil ve alacak davaları, kaynağını boşanma protokolünden alan alacak davası olarak nitelendirilmekte ve maktu harç-maktu vekâlet ücreti rejimine tabi tutulmaktadır.


  • Harcın maktu mu nispi mi olacağı hususu kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, taraflarca istinaf/temyiz sebebi olarak ileri sürülmese dahi mahkemelerce re'sen incelenmektedir.


  • Davanın esasına yönelik (kabul/ret) istinaf itirazı, aksi belirtilmedikçe vekâlet ücretine ilişkin itirazı da kapsadığı kabul edilmektedir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page